|
Üniversitelerarası Kurul’dan Atama Uyarısı
Üniversitelerarası Kurul, akademik kadroların atamalarının durdurulması genelgesinin üniversite öğrenci kontenjanlarında düşmeye yol açacağı uyarısında bulundu. ÜAK, genelgenin hukuka ve eğitim kalitesini yükseltme hedeflerine aykırı olduğunu bildirdi.
Üniversitelerarası Kurul toplantısı ardından yayınlanan bildiriyi ÜAK Başkanı Mustafa Akaydın okudu. Bildiride kadroların dondurulması genelgesiyle öğretim üyelerinin atanamayacağını, bu nedenle lisans ve önlisans öğrenci kontenjanlarında geçtiğimiz yıla göre bir hayli düşeceği uyarısında bulunuldu. Genelge nedeniyle, 30 bin öğrencinin yerleştirileceği yeni bölümlerin açılamayacağı belirtiliyor. Ayrıca, tıpta uzmanlık kadrolarında yüzde elliye varan oranda YÖK tarafından yapılan kısıtlamanın da hem sağlık hizmetlerinde hem de tıp eğitim kalitesinde düşmeye neden olacağına dikkat çekildi.
YÖK Başkanı Özcan’ın “ÜAK’ın istifa çağrısını ciddiye almadığı “yönündeki demeci de Akaydın’a hatırlatıldı.
Akaydın, “Biz, bir kuruluz ve ülkenin çok önemli sorunlarını gündeme getiriyoruz. Ciddiye alıp almamak YÖK Başkanı’nın keyfiyetinde olamaz. Kararın arkasındayız” dedi.
ÜAK BAŞKANI PROF. DR. AKAYDIN: ÇOK CİDDİ SORUNLARI DİLE GETİRİYORUZ
Bu arada Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, “Çok ciddi sorunları dile getiriyoruz. Bunları ciddiye alıp almamak YÖK Başkanı’nın bence keyfiyetinde olmaması gereken konulardır” dedi.
Mustafa Akaydın, Akdeniz Üniversitesi Konferans Salonu’nda yapılan 167. Üniversitelerarası Kurul toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Üniversitelerde öğrencilere yeterli kontenjanlarla kaliteli eğitim vermeyi amaçladıklarını dile getiren Akaydın, üniversitelerin kadro atamalarında yaşanan sıkıntıların öğrenci kontenjanlarında azalmaya neden olacağını söyledi. Halkın bu konuya duyarlı olmasını dileyen Akaydın, “Tıp fakültesi hastanelerindeki sağlık hizmetleri, kalite olarak da volüm olarak da düşecektir. Bu da halkta ciddi sağlık hizmeti mağduriyetine yol açacaktır. İşin hukuksuzluğu boyutu da ayrı bir tartışmadır” dedi.
Bir gazetecinin, ÜAK’ın 28 Şubat’ta yaptığı toplantıda YÖK Başkanı’nı istifaya çağırdığını, ancak YÖK Başkanı’nın bu çağrıyı dikkate almadığını belirterek, “Bu çağrınızın da dikkate alınmaması durumunda bundan sonraki tavrınız ne olacaktır?” sorusu üzerine Akaydın, şunları kaydetti:
“Netice de biz üniversiteleri en üst düzeyde temsil eden kuruluz. Çok ciddi sorunları dile getiriyoruz. Bunları ciddiye alıp almamak YÖK Başkanı’nın bence keyfiyetinde olmaması gereken konulardır. Bunlar yüksek öğretimde ciddi konular ama 28 Şubat’taki kararımızın arkasındayız.”
Hükümetin, öğrenci kontenjanlarının artırılması eğiliminde olduğunu belirten bir gazetecinin, kadro atamalarındaki sıkıntıların bu eğilimle çelişip çelişmediğini sorması üzerine Akaydın, “Hükümetin bu eğilimiyle ciddi olarak çelişir bir karardır” diye konuştu.
“ANABİLİM DALI FAALİYETLERİ CİDDİ BİÇİMDE DURMA NOKTASINA GELEBİLİR” Öğrenci kontenjanlarının genelde şubat ayında YÖK’e bildirildiğini ve ÖSS katalogunda yayımlandığını, ancak özellikle yeni kurulan üniversitelerin bölümlerinde de ek kontenjanlara yer verildiğini dile getiren Akaydın, YÖK Başkanı’nın şubat ayında gönderdiği genelgelerle “ek kontenjanlarla öğrenci sayılarının artmasına hiçbir şekilde olanak sağlanamayacağını” vurguladı.
Sağlık Bakanlığı’na yapılan, tıp fakültelerindeki araştırma görevlileri taleplerinin yüzde 50-80 oranında azaltıldığını belirten Akaydın, hiçbir ciddi gerekçe ortaya konulamadığını kaydetti. Kimi uzmanlık alanlarında uzman sayısının fazlalığından söz edildiğini belirten Akaydın, bunun ancak yüksek öğretim kurullarının, Tıp Sağlık Bilimleri Konseyi ile birlikte yapacağı ciddi bir insan gücü çalışması sonucu belirlenebileceğini vurguladı. Akaydın, “Bunu birden bire ‘ben yaptım oldu’ şeklinde getirirseniz ciddi sorunlar yaşanacaktır. Anabilim dalı faaliyetleri ciddi biçimde durma noktasına gelebilir” dedi.
YÖK’ün, tıp fakültelerine, yılda 2 kez araştırma görevlisi isteklerini sorduğunu ve bu kontenjanları Sağlık Bakanlığı’na bildirdiğini ifade eden Akaydın, “Üniversitelerden gelen tekliflerde kısıntıya gidilmezdi. Bu taleplerin Sağlık Bakanlığı’na bildirilmediğini duyduk” diye konuştu. Akaydın, bu kısıtlamanın yalnızca sağlık hizmetlerinin kalitesinde değil, tıp fakültelerindeki eğitim kalitesinde de azalmaya neden olacağını kaydetti.
Bir gazetecinin, “Kısıtlama YÖK’ten mi kaynaklanıyor, Sağlık Bakanlığı’ndan mı?” sorusu üzerine Akaydın, “Kısıtlama, Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesi gereken kurum olan YÖK’te yapılmıştır” dedi.
ÖĞRENCİLERDEN ÇİÇEK
Öte yandan toplantı sonunda Akaydın’ın, “Öğrenciler sizi görmek istiyor” sözleri üzerine rektörler, toplantı salonundan sosyal tesislere yürüyerek gittiler. Öğrenciler, rektörlere çiçek verirlerken, rektörleri Olbia Çarşısı önünde karşılayan A.Ü. Tiyatro Topluluğu öğrencileri de “manifesto” yazılı bir açıklama dağıttılar. Öğrencilerin yazılı açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:
“Ülkemizde dolaşan gericilik ve bağnazlık hayaletleri korkutmuyor bizleri. Aksine daha da güçlü olmamızı sağlıyor ve buna bağlı olarak yere sağlam adımlarla basmamız gerektiğini bir kez daha anımsıyoruz. Muhtaç olduğumuz kudret zaten damarlarımızda mevcutken, kurucunun oluşturmak istediği muasır medeniyetler seviyesinin ve bu seviyeyi sağlayacak olan cumhuriyetin bekçiliğine daha sıkı sarılma isteği uyanıyor içimizde. Şeriat-i düşüncenin maskesi olan simgesel dayatmalar ve bu dayatmanın bir başarı olduğunu sanan zihniyetler, biz ve bizim gibilerden tepkisini her zaman, her şekilde alacaklardır. Bu tepki sanata, bilime olan hevesimizi, inancımızı, heyecanımızı arttırıyor.”
|