|
Çin'in Tibet bölgesinde son dönemde yaşanan ayrılıkçı şiddet eylemleri, Tibetli ayrılıkçılara CIA tarafından on yıllardır verdiği destek verildiğini hatırlatırken, 18 kişinin ölümüne neden olan olaylarda en büyük zararı etnik grupların gördüğü açıklandı.
CIA'nın Tibet'teki gizli faaliyetlerinin ifşa edildiği "CIA'nın Tibet'teki Gizli Savaşı" adlı kitabın iki yazarından bugün hayatta olan Kenneth Conboy, People's Daily editörü Liu Çao tarafından yapılan söyleşide operasyonların amacının Çin hakkında istihbarat edinmek ve 1962'deki Çin-Hindistan savaşının ardından Hint tarafını memnun etmek olduğunu ifade etti.
2002'de Kansas Üniversitesi tarafından yayımlanan kitapta, CIA'nın 10 yıldır Tibet'te Çin'e karşı ayaklanma başlatmak için muhalif grupları desteklediğine ilişkin bilgiler yer alıyor. 1964 yılında ABD'ye getirilen bir grup Tibetlinin CIA tarafından bir ay ajanlık eğitimine tabi tutulmasıyla başlayan istihbarat çalışmalarının Yeni Delhi, Cenevre ve New York'taki CIA destekli Tibet temsilciliklerinden yürütüldüğü ifade edilen kitapta "Yüce Dalay Lama'nın Bürosu" olarak bilinen Yeni Delhi Tibet temsilciliğinin başında eski Tibet maliye bakanının bulunmasına dikkat çekiliyor. Cenevre'deki ofis, Tibet konusuna tarafsız yaklaşan İsviçre'de kültürel faaliyetler yürütürken, New York ofisinin Birleşmiş Milletler'de (BM) Tibet'in bağımsızlığına destek kazanmak için çalışma yaptığı ifade ediliyor.
Kitabın yazarları Kenneth Conboy ve James Morrison'un CIA ajanlarının yanı sıra Tayvanlı ve Nepalli ajanlarla görüşerek elde ettiği bilgilere dayanan kitap, "CIA'nın en trajik gizli operasyonlarından birinin perde arkasının hikayesi" olarak nitelendiriliyor. Daha önce Washington'daki Asya Çalışmaları Merkezi'nin müdür yardımcılığını yapan Conboy, bu görevinin ardından Endonezya'da risk yönetimi danışmanlığı yaptı. Conboy'un Güneydoğu Asya'daki istihbarat çalışmaları üzerine 15 kitabı bulunuyor.
Ayaklanmanın faturasını etnik gruplar ödedi Öte yandan Tibetli yetkililerin yaptığı açıklamada, 14 Mart'ta başlayan ayaklanmalarda yerel etnik grupların üyelerine ve binalarına zarar verildiği bildirildi. Tibet Özerk Bölge Başkan Yardımcısı Baema Çilain, olaylarda ölen 18 kişiden 3'ünün Tibetli olduğunu ifade etti. 2,5 milyonu aşkın bir nüfusa sahip Tibet'te nüfusun yüzde 10'unu 20 farklı etnik grup oluşturuyor. Baema, gazetecilere verdiği demeçte hükümetin bütün etnik grupları eşit şekilde korumakla mükellef olduğunu belirtti. Lhasa'da olaylara karıştığı belirlenerek tutuklanan 414 kişiden bazıları yağma ve kundaklama olaylarına zorla katıldıklarını öne sürdü. Hükümet, olaylarda kent çapında verilen hasarın maliyetinin 53 milyon dolar civarında olduğunu açıkladı.
Diğer yandan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jin Gang, Çin'in Tibet'in içişlerine karıştığı yönündeki iddiaları reddetti. Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner'in konuyu Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları toplantısında gündeme getireceğinin basında yer almasına değinen Jin, "Umarız AB doğruyla yanlışı ayırt eder ve şiddet yanlısı unsurları kınar" şeklinde konuştu.
Lhasa ayaklanmasının CIA tarafından desteklendiği yönündeki iddiaları da değerlendiren Gang, "Tibet'in bağımsızlığı 100 yıl önce gündemde değildi. Bunu gündeme getirenlerin kim olduğunu görmek için tarihi belgelere bakmak yeterlidir" dedi. Yabancı ülkelerin Çin'in toprak bütünlüğüne saygı göstermesi ve Dalay Lama grubunun ayrılıkçı faaliyetlerine destek vermemesi gerektiğini ifade eden Gang, "Çin hükümeti egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma kararlılığına sahiptir" ifadesini kullandı.
Dünya liderlerinden Çin'e destek Dünyanın çeşitli ülkelerinden siyasi parti liderleri ve hükümet yetkilileri, Çin hükümetinin Lhasa'daki ayaklanmalarda gösterdiği sağduyulu tavrı destekledi. Rusya Federasyonu Komünist Partisi Başkanı Gennadi Züganov, Tibet'teki olayların Çin'in sosyal ve siyasi istikrarını bozmayı amaçladığını belirterek, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) aldığı önlemleri desteklediklerini açıkladı. Brezilya Komünist Partisi Başkanı Renalto Rabelo da ÇKP'ye gönderdiği bir mesajla desteğini iletti.
Samoa meclis sözcüsü Tolofuaivalelei Falemoe Leiataua, Tibet'in Çin'in iç meselesi olduğunu ve yabancı hükümetlerin müdahale hakkının bulunmadığını belirtirken, Mısır'ın iktidar partisi Ulusal Demokrat Parti üyesi ve Mısır-Çin Dostluk Derneği Başkanı Yusuf Amin Veli, Çin hükümetinin Tibet'te güvenliği ve istikrarı sağlama çabalarını takdir etti. Moritanya'dan Demokrasi ve Kalkınma için Ulusal Birlik, Tibet'teki şiddet olaylarını kınarken, Filistin'deki El Fetih dış ilişkiler bakanı Abdullah el Afrancı, Tibet konusundaki kaygılarını ileterek ÇKP'nin olayları kontrol altına alma biçimini destekledi. Hindistan Komünist Partisi (Marksist) ve Hindistan Komünist Partisi de, Hint hükümetinin, Çin'in iç meselesi olan Tibet sorununa karışmaması gerektiğini bildirdi.
|